2 Ekim 2010 Cumartesi

yitiveren eylül'e

eylül bitmiş haberim yok. tam bir yıl olmuş; dünyanın en güzel insanından dünyanın en güzel hediyesini alıp, dünyanın en güzel cümlesini duyalı. ve olanca acemiliğimle uçağa binip, hiç bilmediğim diyarlarda maceralara atılışımın üzerinden de tam bir yıl geçmiş. gülümseyerek fark ediyorum ki sanırım hayatımı düzene sokabilmek için her yıl ekim ayını bekliyorum. eylül yaz sarhoşluğu ile geçip gidiveriyor. ve ekim hissedilir bir soğuk hava dalgasıyla, hırkalarla, ceketlerle belli ediyor gelişini. olsun, ben üşümeyi seviyorum. sonbaharı da.

20 Ağustos 2010 Cuma

tren kaçırmakta üstüme yok !

31 Temmuz 2010 Cumartesi

doğru şeyi istemeyi bir türlü beceremiyorum !

22 Temmuz 2010 Perşembe

sebep

kendimce önemli saydığım her bir şeyi sınırdan kaçırmam, hayatımın geriye kalan gündelik kısımlarında son dakikacı olmamın bedeli galiba. hatta her bir beklettiğim insan ve bekletme süremin uzunluğuyla kaçırdıklarımın sınıra yakınlığı arasında ters bir orantı söz konusu. olanları sebeplere bağlamanın doğru olmadığını, buna haddim olmadığını hatta, ve de bunun hiç de makul olmadığını bilsem de bunu düşünmekten alamıyorum kendimi. ben ki her duruma yedekte bir teselli cümlesi saklayan bir bünyeyim. işte bu kadar çok canım sıkılıyor şu sıralar. ve hayat hep, eskiden zor sandıklarımızın aslında hiç zor olmadıklarını, en 'zor'un 'şimdi' olduğunu dayattırıyor her bir tarafından binbir türlü düşünce fışkıran beynime. ve gelecekte de bunun aynısını yapacak. bu bilginin yakıcılığı da ekleniyor halihazırdaki nahoş ruh halime. ve her zamanki gibi haklı çıkıyor, hayat. ona sitemkar, kırgın ama yine de mecbur bana karşı. herhangi bir fikre kanmaya çok hazırım şu savunmasızlığımla. yeni bir şey söyleyiverseniz, biriniz. yeni ve güzel bir şey.

16 Temmuz 2010 Cuma

23

yaşlanmak güzel oldu bu yıl, çok güzel, en güzel. hayır hayır sadece GÜZEL...

12 Temmuz 2010 Pazartesi

hiç

'ya hep ya hiç'lerim hiç hep olmadı, hep hiç oldu.

9 Temmuz 2010 Cuma

huf !

burdan odaklanma yeteneğime sesleniyorum;
nereye gittiysen lütfen geri gel artık !

8 Temmuz 2010 Perşembe

.

Zaman, ağlamayı sonuna kadar yaşanan bir ritüel olmaktan çıkarıp geçiştirilen bir şeye dönüştürdü. Büyümüşüz, heyhat !

2 Temmuz 2010 Cuma

haziran

akşamüstü rüzgarlarının hanımeli kokusu getirdiği, bol kirazlı, bol yağmurlu bir bahardı. bitiverdi. bense hayatımın en uzun tatilindeyim. hangi birini yapacağım diye düşündüğüm şeylerin çoğunu yapamadığım boş, geniş zamanlarım, uzun uykularım ve annemin yaptığı yemeklerden oluşan hazır sofralarım var. yani diyorum ki, hayat güzel.

31 Mayıs 2010 Pazartesi

sonunda bu da oldu. kendi hayatımı alt üst ettiği yetmeyen çelişkilerim yeni hayatları alt üst etti. ediyor. edecek.

16 Nisan 2010 Cuma

yeni bir şey buldumculuk

gitmeler zamansız olur derler, yalan..
zamanı bellidir gitmelerin; en alıştığın, en ait olduğun an..

ordan, gittim.
burdan, geldim.
çok şey öğrendim belki evet ama şuna hala eminim ki; ileri görüşlülüğü sıfır biriyim.

13 Mart 2010 Cumartesi

"where's my mind"

bişeyler yanlış ama.. ne?..

sonradan gelen düzeltme: ne olduğu aşikar; aklım beş karış havada!!

29 Ocak 2010 Cuma

cursed !

kararlı olamamakta çok kararlıyım.
ve bazen çocuk gibi davranıyorum.
belki de, inşallah, çocukluğumu özlediğimdendir...


not: ben de güçsüzlüklerimi, zayıflıklarımı kelime oyunlarıyla gizlemeye çalışıyor, ya da süslüyorum evet...