22 Temmuz 2010 Perşembe
sebep
kendimce önemli saydığım her bir şeyi sınırdan kaçırmam, hayatımın geriye kalan gündelik kısımlarında son dakikacı olmamın bedeli galiba. hatta her bir beklettiğim insan ve bekletme süremin uzunluğuyla kaçırdıklarımın sınıra yakınlığı arasında ters bir orantı söz konusu. olanları sebeplere bağlamanın doğru olmadığını, buna haddim olmadığını hatta, ve de bunun hiç de makul olmadığını bilsem de bunu düşünmekten alamıyorum kendimi. ben ki her duruma yedekte bir teselli cümlesi saklayan bir bünyeyim. işte bu kadar çok canım sıkılıyor şu sıralar. ve hayat hep, eskiden zor sandıklarımızın aslında hiç zor olmadıklarını, en 'zor'un 'şimdi' olduğunu dayattırıyor her bir tarafından binbir türlü düşünce fışkıran beynime. ve gelecekte de bunun aynısını yapacak. bu bilginin yakıcılığı da ekleniyor halihazırdaki nahoş ruh halime. ve her zamanki gibi haklı çıkıyor, hayat. ona sitemkar, kırgın ama yine de mecbur bana karşı. herhangi bir fikre kanmaya çok hazırım şu savunmasızlığımla. yeni bir şey söyleyiverseniz, biriniz. yeni ve güzel bir şey.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder