2 Ekim 2010 Cumartesi

yitiveren eylül'e

eylül bitmiş haberim yok. tam bir yıl olmuş; dünyanın en güzel insanından dünyanın en güzel hediyesini alıp, dünyanın en güzel cümlesini duyalı. ve olanca acemiliğimle uçağa binip, hiç bilmediğim diyarlarda maceralara atılışımın üzerinden de tam bir yıl geçmiş. gülümseyerek fark ediyorum ki sanırım hayatımı düzene sokabilmek için her yıl ekim ayını bekliyorum. eylül yaz sarhoşluğu ile geçip gidiveriyor. ve ekim hissedilir bir soğuk hava dalgasıyla, hırkalarla, ceketlerle belli ediyor gelişini. olsun, ben üşümeyi seviyorum. sonbaharı da.

Hiç yorum yok: