"şimdi sen gidiyorsun ya herkes sana benzeyecek.."
hiçkimse senin kadar fikrime huzur değil.."
çelişki..
çelişkinin var olabilmesi için iki olay, düşünce, kavram, olgu, kısacası iki şey gerekiyor. ilkinden ikinciye geçiş arasındaki gaflet ve bilmezlik ikincisinden sonra gelen biliş farkıyla, acıyla, çelişkiye dönüşüyor. bazen bir tokat etkisi oluyor çelişkinin farkına varıldığı an, bazense bir toplu iğne batmışcasına küçük ve ince bir acı. sonuç olarak bir acı var ortada. ama bir bilişten ya da bilmeyişten diğerine geçişten doğan çelişki öyle garip bir mahiyette ki; o ilk bilişe, fark yaratan ikinci bilişi hiç tecrübe etmemiş gibi geri dönebiliyor insan. artık bir fark olması gerekir, beklenirken. aynı çelişkiye ikinci hatta daha bir çok kez düşülebiliyor. ne oluyor ki bu bilişlere! bir biliş değil miydi büyük sonuçlar doğuran? devirler açıp, devirler kapatan.. işte yine çelişki. sonsuz bir kısır döngü herhalde içinde bulunduğumuz, yahut içimizde bulunan....