tüm kararsızlıkların, çelişkilerin, boşlukların içinde, umduğumdan çok erken olmak suretiyle, yol ayrımına geldiğimde. diğeriyle çelişip duran kendilerimden birini, öz'üme daha az benzeyeni ve bu yüzden aslında istemediğimi seçmek suretiyle diğerinden, öz'üme daha çok benzeyenden, ve bana kendimi sevdirebilmeyi başarabilmiş olandan vazgeçtim. kendimden ayrı düştüm. içimdeki gurbeti perçinledim. ertelemenin ucuz tuzaklarını çok önceden çözmüşlüğümle, yine de erteledim. yaşamayı erteledim. 'kendi'mi erteledim. bilinmez bir yarına. yine, yeni bir boşluğa..
ama bir karara varmış ve birden çok çelişkiyi sonlandırmış olmanın verdiği huzuru vehmettiren rahatlık hissi, yanlış kararı vermiş olmanın verdiği vicdan azabını gölgeleyemedi. çelişkiler sadece somuttan soyuta ertelendi böylece, istekler şimdiden geleceğe ertelenirken. ve hatta ertelenip ertelenmedikleri dahi muammayken. vazgeçildikleri değil de, ertelendikleri umulup teselli aranırken.
ve şimdi gittikçe cılızlaşan sesiyle ince bir vicdan azabı eşlik ediyor, her şeyin geride kalıp kendi'mle başbaşa kaldığım huzursuz gecelerime..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder